Buradayım. Fiziksel olarak bir yere gitmedim. Aklıma takılı duran ve beynimi kemiren bazı hususlar var. Gel gör ki 24 saat içinde 1 saat yaratıp da kaleme alacak maharet yok bende. Tamer Hoca’mızın anlattığı “tavşanlar” misali oradan oraya konmakla ilerleyebiliyorum halen:(
Zihnimin geri planında çalışan ve mutlaka yazıya dökülmesi gereken birinci konu, Anaokullarında görevli Psikologların, ebeveynlere rehberlik etme görevini gerek ebeveyn gerekse çocukları belirli kalıplara sokma takıntılarına dönüştürmeleri üzerine. İtirazlarım var, hem de ciddi itirazlarım! Bu akşam dernekte bu konuda bir konuşma yapacağım, tam da zamanına denk gelmesi ne iyi oldu…
Ayrıca yazacağım bu konuda mutlaka….
İkinci konum, beslenme ve spor üzerine…Yine Meltem‘den feyz aldım, kendimce iki ileri bir geri bir şeyler yapmaya çabalıyorum ama sanırım “iradesizliğimizi” birazcık hizaya sokmanın benim için de en işler yolu, gün boyu yiyip içtiklerimi not etmek ve “hedefe yönelik” spor yapmak.
Ah bir de şu IPhone harikasını daha efektif kullanabilmeyi öğrensem de, beslenme ve spor programlarını oraya yüklesem, sevimli bir motivasyona dönüşecek bu süreç ama teknoloji özürlüyüm işte. Bir türlü önceliklerim arasına “teknolojik anne” olmayı ekleyemiyorum…
Neyse şimdi gitmeliyim…Telefonlar susmuyor…


