1969′da ilk kez John McConnel tarafından dünyamızın yaşamı ve güzelliğini vurgulayarak, karşı karşıya kaldığı çevresel tehditlere dikkat çekmek amacıyla düzenlenen özel bir gün olarak ortaya çıkmış.
Hatta sembolik olarak da 21 Mart Ekinoksu, yani gece ve gündüzün eşit olduğu tarih seçilmiş ancak ilk kutlanışı 22 Nisan 1970′de gerçekleşmiş.
1990 yılında da uluslararası platformlara taşınarak, bugün 171 ülkede kutlanan büyük çaplı bir harekete dönüşmüş!
Ben böyle bir günün varlığını 37 yaşımda öğreniyorum. Diyebilirsiniz ki, o senin cahilliğin…doğrudur ama neden benim yazılı ve görsel medyam Fatmagül’ün Suçu’nu günlerce manşet yapar da, sömürüp içine ettiğimiz Dünya’mıza ait özel bir günü haber yapmaya değer bulmaz? Nasıl bir toplumda yaşıyoruz biz, nasıl? İçim acıyor bazen…
Hemen bu akşam eve gidince, Deniz’e, 22 Nisan tarihinin “Dünya Günü” olarak kutlandığını, bizim de saksıdaki küçük fesleğenimizi bugün daha bir şefkatle sulayarak bu kutlamaya katılabileceğimizi anlatacağım.
Aslında günlük kutlamaların adamı değilimdir. Ama bugünün bir anlamı var, dolayısıyla her şekilde desteklenmeli ama asıl Dünya bilinci, çocuklarımıza Dünya’mızın da Canlı Bir Varlık olduğu, bizim gibi nefes alıp yaşadığı, değişip geliştiği, ona iyi bakmamız gerekliliği anlatılarak çok küçük yaşlarda yapılandırılmalıdır. Bu konuda da herkes ama özellikle biz ebeveynler, James Lovelock’un “Gaia” teorisini iyice okuyup sindirmeli sonra da önce kendi davranışlarımıza uyarlayarak çocuğumuza model olabilmeliyiz…


