Son zamanlarda ihtiyaç dahilinde kullanmak durumunda kaldığım plastik poşet tüketiminde, gerek toplum gerekse büyük market zincirleri nezdinde kaliteli bir bilinçlenme görüyor ve çok seviniyorum. Toplumda bir farkındalık oluştuğu gibi, büyük market zincirlerinde de EKOLOJİK SORUMLULUK ilkesi yerleşmeye başlamış görünüyor. Ben bunu aynı zamanda markaya olumlu değerler katan başarılı bir reklam stratejisi olarak yorumlasam da işin sonucu doğaya daha az zarar vermeye dayandığı için “teşekkürler” diyor ve üzerinde ECO ambleminin bulunduğu, %100 doğaya dönüşebilir poşetler kullanan marketlerden alışveriş yapmaya özen gösteriyorum.
Son olarak bu sabah, Karşıya Belediyesi’nin büyük billboardlara toplumu bilgilendirme amacıyla astığı şu duyuruyu gördüm: 1 Temmuz 2011 tarihi itibarıyla Karşıyaka Belediyesi naylon torba kullanımını yasaklamıştır! Bez torba kullanalım, doğamızı kurtaralım! Yanlış mı okudum dedim, bir daha okudum, bir daha! Derin bir nefes alıp, gülümsedim…
Ve şimdi, öğle tatilinde büyük bir kitapevi zincirinden satın almış olduğum kitabı, küçük, sevimli poşetinden çıkarırken fark ettim ki: Doğada %100 çözünür. Bu poşet doğaya bırakıldığı zaman, 12-24 ay içerisinde mikroorganizmaların, nemin, güneş ışığının ve oksijenin bulunduğu ortamlarda parçalanıp, biyolojik olarak çözünür.
Gülümsemem büyüdü:) Bu bir ilk adım, giderek çoğalacak…eminim…

