Onunla Kal

20.09.2018, Perşembe

Benim için oldukça sarsıcı bır gündü.
Kaydetmek istedim.

Bugün durdum, sıklıkla.
Kendi içime döndüm, büyülenmişçesine ve sanki ilk kez görürmüşçesine baktım.
Daha çok ihtiyaçlarıma. İfade bulmaya muhtaç duygularıma.
Ve en çarpıcısı, o duyguları her haliyle yaşamak için çırpınan Bedenime.
Beni gör duy lütfen buradayım diyen gürül gürül sesine.
İçimde yaşamak ve kendini kanıtlamak için birbirine dolanan bir dolu yarım kalmış parçaya.
Her birini keskin sınırlarla birbirinden ayırıp itinayla paketlemiş zihnime.
Tıkanmış duyularıma. Mekanikleşmiş boşvermişlik hallerime.
Gerekliliklerime. Sağlam dirençlerime.
Orada kal diyen uyarı tabelalarıma.
Kendi yapay kalelerime.
Durdum ve baktım sıklıkla.
Çok şey geldi.

Serin suyun altına girdim.
Ellerimle kulaklarımı tıkayıp, duştan akan suyun yarattığı yağmur ormanına kendimi bıraktım.
O an bir şelale oldum sanki. Yağmur sesini içine alıp yutan ve daha yüksek oktavda titreşen bir şelale.
Ama dökülmesine izin verilmeyen. Mütemadiyen büyüyen büyüyen ama her halükarda boşalıp yeniden dolmaya muhtaç bir şelale.
Öylece kaldım. İnce ince süzülen gözyaşlarımın dudaklarıma değen tuzlu tadını hissettim.
Dedi ki, Onunla kal.
Bu hissettiğin duygu her neyse, isim vermeden, kaçmadan, bi nizama sokma gayretine yeltenmeden sadece Onunla kal.
O duyguyu terk etme. Onu taşı. Söylediklerini duy. İzin ver, bedenin tanışsın, yaşasın. İzin ver…

Bu çok yeni.
Bir duyguyla kalma hali. Kaçmadan, dönüştürüp düzeltmeye çalışmadan.
Kendini, farkındalığını o duygudan ayırmadan…
O akan her bir gözyaşı damlasını şefkatle sarıp sarmalayarak.
Aslında hepsinin sen, İnsan olduğunu yeniden hatırlayarak.

Diğerlerinin SENİ görmesine izin vererek.

Bunu yapabilir misin?

Bir süre burada kalmak istiyorum.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.