Belki de Dengeye ihtiyaç yoktur…

Bilmiyorum….
Dünyada yaşadığı bunca seneyi belirli dengeleri kurup sonra da o güvenlik alanında yaşamaya kendini adamış bir insan için cevabı yoğun karmaşa ve tedirginlik dolu…
Aynı zamanda da kışkırtıcı bir öğe var sorunun içinde gel bana bir bak dene diyen…
Bir arkadaşıma bir soru sordum, o da bana bu cevabı verdi gitti; belki de dengeye ihtiyaç yoktur…
O gün, o olay, o arkadaşım geçti gitti, lakin ben geri planda mütemadiyen düşünmeye devam ediyorum.
Devreler kapanmadı mı dengeye gelemiyorum açıkçası…

Bu arayış bir yandan insanı anlama yönelme ve anlamı devşirme yönünde motive ederken diğer yandan da sözcüklerin psişesine asırlardır sinmiş kavram boyutuna hapsediyor insanı…yani düşünüyorum denge sözcüğünün genel olarak yaydığı etki üzerine, hep ılıman, huzurlu, belirli sınırlar dahilinde salınımları olan güvenli ve stabil bir konfor alanını çağrıştırıyor bana ama aynı zamanda içsel olarak eksik bir tat, bu genelgeçer tanımı aşacak bi küçücük kat daha olmalı diyen bir ses var…bu arayış da daha çok o sesin yolculuğu aslında…

Akıl yoluyla değil de daha çok sezgi ve birtakım sentezler ile geldiğim denge anlayışında yine kendime not ettiklerim:
Varolan her bir şey kendi içinde muazzam bir potansiyel barındırıyor.
Bu potansiyel bize göre karmaşık bir sürü denklem öğelerine sahip ama kendi saf oluş hali içinde hiçbir iddia ve tanımı yok.
Sadece kendini tezahür ettirecek bir ortama ihtiyacı var.
Kimi zaman daha sakin sularda kimi zaman da sınırları yerle bir edecek cesarette bir Var olma arzusu bu…
Ihtiyacı oraninda tekamül edecek o da..
Işte burada akan bu dalga halini karşılayan insan duyum, duygu, düşünce ve anlayış kalıpları ile çarpışıyor…
Ve G.nin ifadesiyle, üçbeyinli insan zihni bu noktada mutlak şekilde OLUŞ halini eğip bükerek nesillere de bu bozuk mana ile idealize edilmiş yapay bir DENGE HALine ulaşmayı empoze ediyor…
Böylece bizler de bu idealize edilmiş hale ulaşmak için kendi doğasina aykırı bir çaba ile aslında DENGEden uzaklaşıyoruz…
Halbuki bir anlasak zaten her şeyi olduğu hali ile görüp kabul edebilsek zaten biz bizzat o DENGEYIZ kendi hali içinde ondan ayrı değiliz…
Bir izin verebilsek akmak isteyen o akışa dirençsiz, olasılıklara açık ve kabulde kalarak…
Kimbilir ne zengin ve çeşitlilikte olasılıklar ile karşılaşacağız…

GÜVENDE kalma ihtiyaci İnsanin en temel hayatta kalma güdülerinden biri; bunu cok iyi anliyorum ama bizim sıkışıp kaldığımız KORKU alanı ulaşmaya çalıştığımız DENGE halinden çok uzakta…

Yakın bir zamanda arkadaşımın ve hayatın bu cesur çağrısına yürekten EVET diyebileceğimi hissediyorum; belki de dengeye ihtiyaç yoktur…
Her zaman değil ama halen sınırları olan bir insanım neticede :)

Yine de kendi içinde barındırdığı o çok çeşitli denklem elemanlarıyla bile birlikte yeni bir farkındalık oldu benim için.

12.Eylul.2018 00.12
Bu geceye kaydettim.

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.