Ey Hayat!

Var birçok demek istediğin, biliyorum lakin bilmek ile yaşamak aynı düzlemde buluşmadıkça çözülemiyor o bilgi partikülleri…
Şu meşhur AN itibarıyla geleni alayım, kabulleneyim, kasmadan, direnç göstermeden akmaya çalışayım diyorum, gün geçtikçe çirkefleşen dışsal etmenler, suda küçük bir damla olup kendi rezonansını yaratmaya çalışan dairesel hareketimi alabora ediyorlar…yaş 42 oldu halen hayatın bu kaba etkilerine o dilde karşılık vermeyi öğrenemedim….direniyorum, o dili öğrenmemek ve kendi kabuğumda, kendi değer ve inançlarıma uyumlu bir hayatı tecrübe etmeye olan inancım adına direniyorum…

Çoğu zaman susmayı getiriyor bu durum, yorumlara katılmadan kendi içine dönebilmeyi lakin o iç de öyle bir öyle bir derin ki, her katmandan ayrı mevzular çıkıyor…

Şimdi onlar orada dursun, bu akış içinde bir oraya bir buraya savrulan yaprak olmayı bırakıp, kendi kendimi ve hayatımı yepyeni bir düzleme taşıyacak güç olmak istiyorum! Bu süklüm püslüm hal bitmeli artık! Kendimin bu haline dayanacak sabrım kalmadı! Kendimden öte, daha büyük bir hedefe kilitlenme zamanı geldi! Bunca olay, bunca ıstırap, bunca gözyaşı, bunca kalp ağrısı boşuna yaşanmadı…hepsinin kendini gerçekleştirme, kendi madde hallerini dönüştürme işlevlerine sabırla izin verildi ama artık BİTTİ! ARTIK BİTTİ! Hayatımın en büyük dönemlerinden biri kapandı, her gece her gün daha yüksek sesle haykırabiliyorum ki ARTIK BİTTİ!

Bir yerlerde bir şeyler var beni çağıran…henüz net değil, zaman zaman çakan flu görüntüler…tek istediğim ve bildiğim önümü biraz daha görecek ışığı üretebilecek güce ulaşayım, onunla karşılaşacağım…tıpkı La La Land’da olduğu gibi, bu hayata gelmeme sebep olan temel yaşam amacım ile buluşacağım ve bunu bu dünya okulu kapanmadan yapacağım…başka bir hayatta değil, bu hayatta coşkuyla…

Tüm hayatlardan oluşan o tek An’da bunu hatırlayacağım…

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.